Bir binada on iki stüdyo varsa ve bunların bir kısmında davul çalınıyorsa, keman çalışmak için bir yer bulmak kolay bir iş değildir. Giriş Kat A ve B odaları tam da bu ihtiyaçtan doğdu.
Yaylı ve telli çalgıların ses gücü düşüktür ve bu, onları hassas kılar. Bir keman, bir viyola ya da klasik gitar, komşu odadan gelen düşük frekanslı bir kick sesini duyar; daha doğrusu, çalan kişi kendi çalgısını o sesin altında duymakta zorlanır. Entonasyon çalışmasında bu, doğrudan bir engeldir çünkü iki notanın gerginliğini duymak, çok ince bir işitme işidir.
Giriş Kat odaları bu yüzden binanın ritim odalarından ayrı bir bölgesinde. İçlerinde Medeli Grand 500 ve Kurzweil piyanolar, ayrıca muhtelif nefesli, yaylı ve telli çalgılar bulunuyor. Bu odaların işlevi, çalgı çeşitliliğinden çok, çalışmaya izin veren sessizlik.
Sessizliğin bir başka faydası var: dinamik aralık. Yaylı çalgıda pianissimo çalışması, ancak arka plan gürültüsü yeterince düşükse mümkündür. Gürültülü bir ortamda çalan biri, farkında olmadan tüm dinamik aralığını yukarı kaydırır ve zamanla yumuşak çalmayı unutur. Bu, sahnede en çok eksikliği hissedilen beceridir.
Odalarda piyano bulunması, eşlikli çalışmayı mümkün kılar ve bu, tek başına çalışmaktan farklı bir beceridir. Bir sonatın piyano partisiyle birlikte çalışılması, cümlelemeyi ve tempo esnekliğini birlikte kurar; tek başına çalışılan bir eser, eşlikle buluştuğunda çoğu zaman baştan öğrenilir.
Bu odalar için pratik bir öneri: çalışma saatini kendi gününüzün sakin bir saatine yerleştirin. Ses açısından bina sakinse de, dikkat açısından siz sakin değilseniz sessiz oda işe yaramaz. Yaylı çalgı çalışması, en çok dikkat isteyen etüt biçimlerinden biridir.
Son olarak, akort. Yaylı çalgıda akort her çalışmanın başında ve gerektiğinde ortasında yapılır. Odadaki piyano sabit bir referans sağlar; ancak akustik piyanonun mevsimsel kaymasını hesaba katmak gerekir, bu yüzden dijital enstrümanlar bu iş için daha güvenilirdir.