Twin pedal tartışması genellikle hız üzerinden yürür. Oysa prova odasında asıl belirleyici olan şey, odanın kendisidir.
Küçük bir odada twin pedalla çalınan sürekli on altılıklar, kulakta ayrı ayrı vuruşlar olarak değil, sürekli bir düşük frekans bulutu olarak duyulur. Bunun nedeni, kick davulun sesinin sönüm süresinin odanın kendi sönüm süresinden kısa olmamasıdır. Vuruşlar arasındaki boşluk, oda tarafından doldurulur. Sonuç: davulcu net çaldığını sanır, odadaki herkes uğultu duyar.
Büyük ve daha kontrollü odalarda aynı figür ayrışır. Bu yüzden Turuncu Oda'daki Tama Rockstar setinde twin pedal bulunması, Mavi ve Yeşil odalarda single pedal düzeni olması bir eksiklik değil, bir tercihtir. Küçük etüt odalarında tek pedal, hem tekniği görünür kılar hem de odanın taşıyabileceği ses yükünü aşmaz.
Bu, twin pedalla çalışmanın küçük odada anlamsız olduğu anlamına gelmez; sadece nasıl çalışıldığını değiştirir. Küçük odada twin pedal çalışması, hızda değil eşitlikte yapılır. Yavaş tempoda, iki ayağın vuruş gücünü eşitlemek — hangi ayağın daha sert vurduğunu duymak — ancak sesin ayrıştığı düşük tempolarda mümkündür. Hızlandığında zaten duyulmaz.
Odanın etkisi trampette de görülür. Küçük ve sert yüzeyli bir odada trampetin tepe basıncı yükselir ve davulcu farkında olmadan daha yumuşak çalmaya başlar; bu, alışkanlık hâline geldiğinde büyük salonda yetersiz bir vuruşa dönüşür. Bu yüzden düzenli olarak farklı büyüklükte odalarda çalışmak, ölçeğin kalibrasyonunu korur.
Zil seçimi de aynı mantığa tabi. Turuncu Oda'daki Alchemy ve İstanbul Mehmet Traditional zillerle Mavi Oda'daki Sultan takımı, aynı figürü farklı yoğunlukta yansıtır. Küçük odada koyu ve kısa sönümlü ziller, parlak ve uzun sönümlü zillerden daha okunaklıdır.
Özetle: pedalı seçmeden önce odayı dinleyin. Beş dakika sadece kick çalıp durmak, kararın büyük kısmını kendiliğinden verir.